Çocuklar çocuktur efendiler! (YILDIRIM TÜRKER)

16 Şubat 2009 – 14:48

YILDIRIM TÜRKER

Hebun Hakan Akkaya, Mehmet Zahir Yıldız, Mazlum Erenci, Ali Niçan. 12. Çocuk Koğuşu Bağlar/Diyarbakır

Kim ne derse desin, bu memleketin en büyük sorununun çocukları hiçe saymak olduğuna inanıyorum. Hayatın çocuklarla ilgili olarak düzenlenmesi bir türlü insana ve çocuğa yakışır biçimde gerçekleştirilemediği için öncelikle Türkiye Cumhuriyeti’nin en utanç verici kilitlenme noktasını oluşturuyor, bu toplumun çocuklarla ilişkisi.
Görünürde çocukları çok seviyoruz. Başbakanımız her aileye en az üç çocuk öneriyor. Onu destekleyenler, sahte bilimsel açıklamalarla nüfusun gençleşmesinden söz edenler var. Çocuk, çoğalmayı, güçlenmeyi, yeni emek gücünü temsil ediyor.
Sokaklarda kimsesiz çocuklar, gece çalışan çocuklar, sigortasız çırak konumunda günde 12 saat çalışmaya zorlanan köle çocuklar; hayatımız mutsuz çocuk kalabalığından geçilmiyor.
Yine de şimdiye dek çocuklara yönelik en pervasız saldırının önce Diyarbakır’da, sonra Mersin, Adana ve Hakkari gibi illerde PKK propagandası yaptıkları gerekçesiyle onlarca çocuğun tutuklanmasıdır.
Biri tahliye edildi; diğerlerinin 20 Ekim’den beri tutuklulukları sürüyor. Bayramı hapishanede geçirdiler. Şimdi yeni yıla da orada girecekler.
Çocukların avukatlarından Canan Atabay’ın önceki gün altı çocuğun yargılandığı davada Ceza Muhakemeleri Kanunu (CMK) ve Terörle Mücadele Kanunu’nun (TMK) ilgili maddeleriyle ilgili aykırılık talebi mahkemece reddedildi. Mahkeme heyetinin anlamlı bir gerekçe göstermeden talebi reddettiğini söyleyen Atabay, 18 yaşından küçük herkesin çocuk kabul edildiğini ve çocuklara özgü bir sistem içinde yargılanabileceğini hatırlatıyor. Ama ne gam.
Bu ayın başında da “örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek”, “terör örgütü propagandası”, “toplantı ve gösteri yürüyüşleri kanununa muhalefet” suçlamalarıyla Diyarbakır Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanan 13 ve 14 yaşlarındaki altı çocuk 45 gün cezaevinde kaldıktan sonra serbest bırakılmıştı.
Çocukların savunmasını üstlenen Diyarbakır Barosu’ndan avukatlar, yaşanan hukuksuzlukları sıralıyor. Yasalara göre çocuklarla ilgili işlemlerin çocuk polisi ve çocuk savcısı tarafından yapılması gerekirken bu atlanmış. Mahkeme, gözaltına alınan çocukların 24 saat avukatlarıyla görüşmelerini yasaklamış. Çocukların cezai sorumluluğunu belirleyen raporlar sadece akıl sağlıkları değerlendirilerek verilmiş; yasada öngörülmesine rağmen sosyo-ekonomik durumu, çevre koşulları incelenmemiş. Adli tıp doktoru, sara hastası olan bir çocuğun “ilaçlarını kullandığı takdirde gözaltında kalmasında sakınca olmadığını” yazabilmiş.

Çocuklara mektup
Serbest bırakılan çocuklardan biri bianet’den Erhan Üstündağ’a anlatmış. “Başından geçenleri anlatırken tedirgin bir çocuk, biz de ona yaşadığı travmayı yeniden yaşatmamak için özen gösteriyoruz. Cezaevindeki yaşamını anlatıyor, arkadaşlarıyla bir düzen kurduklarını, kitap okumayı sevdiğini, tüm işleri eşit olarak paylaştıklarını…. Görüş günlerinde nasıl heyecanlandığını, hazırlandığını… Başta onun için istenen cezayı duyduğunda nasıl korktuğunu… ‘Ben insan mı öldürdüm ki’ diye sormuş kendine. Ama sonra nasıl cesaretlendiğini de ekliyor: ‘Anladım ki gözümüzü korkutmak için yapıyorlar…’ Tahliye edileceğini duyunca nasıl sevindiğini anlatıyor. Duruşmada gördükten sonra avukat olmaya karar vermiş, hoşuna gitmiş avukatların hakimin karşısında söz söyleyebilmesi. Çünkü hakim onun yüzüne bile bakmamış, ona hiçbir söz hakkı vermemiş.”
Çocuklara ‘terörist’ damgası vurup onları aylarca hapishane koşullarında ıslah etmeye çalışmanın utancı hepimizi kavurmalı.
Oraların çocuklarına reva görülen ‘devlet düşmanı yetişkin muamelesinin’ geleceğimizi nasıl koyu bir karanlığa dönüştürebileceği gerçeğini umursamayanlara karşı söyleyecek sözümüz tükenirse hiçbir şeyimiz kalmayacak.
Tutuklu çocuklardan birinin ablasının mektubunu hep birlikte okuyalım.
“Merhaba arkadaşlar,
Benim kardeşim 5 aydan fazladır cezaevinde, taş atmaktan sebep hakkında 37 yıl ceza isteniyor. Dosyasındaki her çocuk içinde aynı ceza isteniyor. Neyse esas mevzuya gelelim. Diyarbakır E tipi cezaevinde benim kardeşimle aynı durumda altmışdan fazla çocuk var. Mektup almak onları çok mutlu ediyor. Ben sadece onun dosyasındakilere göndermiştim ve gönderdiğim mektuplar onları çok mutlu etmiş, görüşte, telefonda, mektuplarında hep anlatmışlar.
Akraba eş dost olmayanlardan mektup almak çok önemli, çünkü dışarısıyla bağlarını böyle kuruyorlar. Yaşları 13-17 arası (benim kardeşim 16’sına cezaevinde girmişti) ve cezaevinde dışarıyla bağlarını koparmamaları çok önemli, hayatla bağlarını koparmamak anlamına geliyor bu.
Göndermezseniz sorun değil ama gönderirseniz de lütfen ‘ne yaptın keşke yapmasaydın, hayatını yaktın, devlete karşı gelinmez’ gibi şeyler yazmayın rica ediyorum.
Müstehcen şeyler de yazmayın! Hayata ve umuda dair şeyler yazabilirseniz sevinirim. Hatta Kürt-Türk karşıtlığını iyice kızıştırmaya çalıştıkları şu günlerde barışa dair umutlarımızı yazmak süper olur. Umut bulaşıcıdır, tıpkı öfke, nefret ve umutsuzluk gibi.
Neyse başınızı ağrıttım. Yazmak isteyenler için; şimdilik ben sadece 4’ünün adını vereceğim eğer mektup göndermek isterseniz Diyarbakır E Tipi cezaevi 12. Çocuk Koğuşu, Bağlar/Diyarbakır Hebun Hakan Akkaya, Mehmet Zahir Yıldız, Mazlum Erenci, Ali Niçan, not: Zahir ve Hebun öğrenciydiler, şimdi okul yarıda kaldı ne anlamı var bilmiyorum ama yazmak istedim.
Sevgiler Necla”

Etiket: , ,

  1. Yazı İçin Yapılan Yorumlar

  2. ben 25 yaşında genç bir kızım hayatım hastanelerde geçti hep ameliyat masalarındaydım bana göre hayatım berbettı ama şimdi hergun tv de çocuk haberlarini gördukçe hiç bir suçu olmayan, neden böyle bir harekete magruz kaldıgını anlamadan işkence, dayak, açlık,sokak ortasında kolu kırılan kimsesizligi yaşayan çocuklar… bu bir haksızlık yazdıklarınızı okuyunca yaşlar o kuçuk kardeşlerim için aktı kardeşiz diyorlar dogudan batıya, batıdan doguya adlı bi kampanya vardı milli egitimin peki bumu kardeşlik şuan okulda olması gereken elleri kitap tutması gereken çocuklar neden demir parmaklıkları tutuyor… herşeye ragmen biz yaşamı ugrunda ölecek kadar çok seviyoruz ve gunaşimiz var oldukça bizlerde var olacagız HEBUN HAKAN AKKAYA,MEHMET ZAHİR YILDIZ,MAZLUM ERENCİ VE ALİ NİÇAN yuragimiz hep sizinle olacak. GUNEŞİN DOGDUGU TOPRAKLARDAN AGRI,DAN SEVGİLERİMLE (HUN HER BİJİN HEVALNO)

    fatma içli on Şub 22, 2009

  3. ben 18 yaşında bir genç kızım mardinliyim istanbulda yaşıyorumm ve allaha şükür aslımı ve nerden geldiğimi unutmadım erdoğan okadar kardeşiz kardeşiz diyor kardeş kardeşe bunları yaparmı yaa hangi ülkedee varr işkence çocuların kolunu kırmak sırf kürtçe konuştu diye hapishaneye atılann 12;13 yaşındaki çocuklaraa ömür boyu hapis cezası vermekk wanda kürt analarını jopa tutann polis güçleri kardeşliğiniz bumudur yaa türkiye kimliği taşıdığım için utanç duduyoru biz kardeş değiliz olamayızdaa…………….(herbiji serok apo)

    zınarin on Şub 22, 2009

  4. CANIM YEGENİM HEBUN HAKAN SENİNLEYİZ YUREGİMİZ KALBİMİZ SENİNLE CANIM YEGENİM SADECE SU DÖRTLÜKLERLE COCUKLUGU ANALTMAK SİTERİM

    KÜCÜK COCUK AMA YUREGİ BUYUK COCUK

    Çok sevdim seni ben, yaralı hüzünlerimin sırdaş kelebeği
    Çıplaklığım keskin ayazların neresine saklar acemiliğini
    Çocukluğum, gözlerinin hercai yalnızlığında bulur mu,
    Çatışmaların şafaksız gecelerinde yitirdiği kendini!…
    Çok sevdim seni ben, gözlerin niye hep böyle bir uçurum kıyısı
    Çiçeklenir mi betonlara gömülen düşleri çocukluğumun,duvarları aşar mı?
    Çaldığım kapılarda yabansı yalnızlıkların korkusu büyütülürken
    Çiğnenen yeminlerin ardına saklanır mı emanet edilen baharı ömrümün
    Çizdiğim insan suretleri, işgal altında bırakıyor yaralı yüreğimi…
    Çıkacağım yolların bir menzili olsa, yüreğimin üstüne basa basa
    Çığırtkan mavilerini çalacaktım gökyüzünün
    Çoğaltmak için türkülerimin senli ezgilerini…

    Çok mu sevdin beni sen, her gün geliyorsun yüreğini yüklenip
    Çirkinliklerin beyazla çoğaldığı hücremi maviye boyuyorsun!

    ibrahim halil akkaya on Şub 24, 2009

  5. çocuklar temiz saf yaratıklardır onları kirleten hayattır.bazı kendını bılmezlerın bu kadar gaddarca hareket edıp onları hayattları boyunca unutmayacakları çocukluklarına dönüp baktıları zaman neyın dogru neyın yanlış oldugunu daha iyi anlarlar.bende çocukken böyle olaylar yasadım gözümün önunde yasandı herşey o yüzden bana çocuklugumu karartan olayları asla unutmadım.akşamları silah panzer seslerı.yasıtlarımız parklarda bahcelerde oynarken biz sabahları panzerlerın çamurlarda bıraktıgı izlerın üstünde oynar boş kovanları toplar oynardık işte bızım çocuklugumuz böyle geçtı mardınde

    özlem on Şub 24, 2009

  6. ben mus bulanık tan zennur cocuklara adalet ıstıyoruz

    zennur on Şub 25, 2009

  7. Avucumdaki Taş İzi!!!

    Ben tanınmıyorum
    Ben yokum, yaşamıyorum
    Dilim yasak, kendimi ifade edemiyorum
    Kırılan kolumla, sırtıma sıkılan kurşunlarla anılıyorum
    Panzerler eziyor bacağımı
    Ağlayanım yok, kimsesizim ben
    Adımı Karda çıkardığım sesten aldığım rivayettir
    Tanınmıyorum, adımı telafus etmem yasak
    vcucumdaki taş izinden
    Üstüme sinen duman kokusundan
    Sıkılan boyalı tastiklı sudan tanınıyorum
    Vicdanınız taraflı sızlıyor
    Benim çektiklerim umurunuzda değil
    Ben kürdüm, karda yürümeden de Kürttüm
    Seninle omuz omuza vatandan işkalcıları kovmadan önce de vardım
    Sesim yanıktır
    Kaşım gözüm karadır
    Cılız zayıfım ben
    Tenimin rengi güneş yanığıdır
    Sesimin güzelliği
    Çektiğim acılardan
    Kaşımın gözümün karalığını doğduğum coğrafya ya bocluyum
    Cılızlığımı, bana çektirdiğin zülma boçluyum
    Tenimin rengini kimsesizliğime
    Vijdasılığın kanıtlandı senin
    Avucumda taş izi aramakla
    Ben gazzede de taş atıyorum,
    Diyarbakırda da
    Ezilenlerin olduğu her yerde avuçlarımda taş izi bulursun

    diljin on Şub 25, 2009

  8. biz çoçuktuk
    umutuk
    annamızın babmızın
    görüyorduk
    çevremizdeki vahşeti
    ağlıyorduk
    sevdiklerimizin ardında
    böyleçe büyümeye başlamıştık
    ama halen çoçuktuk
    ama duygularımız düşünçelrimiz
    çok büyümüştü
    siz bile korkmuştunuz
    ava çıkıyordunuz
    meze niyetinde
    sevdiklerimizi öldürüyodunuz
    bizi öfkeyle büyütünüz
    elimdeki taş izi değil
    onurun ve özgürlüğün izidir
    sizde olmuyandır

    ihsan on Şub 27, 2009

  9. öncelikle bu degerli yorum sahıplerıne teşekur etmek iterım yorumlar harika yanlız olmadıgınızı bılın

    bilal on Şub 27, 2009

  10. katillerin ortalıkta kol gezdiği hortumcuların bu ülkeyi günden güne sömürdüğü.kürt düşmanlığının vatanseverlik olduğu yaptıkları her pisliğe vatanseverlik kılıfı geçirenlerin adam yerine konulduğu hemen her gün rüşvetçi bir hakim yada savcının ortaya çıktığı ergenekoncu paşaların karılarının şu bu mahkemeler bizdendir ve o paşaların o mahkemelerce serbest bırakıldığı.davosta esip gürleyenlerin kendi ülkelerinde polis kurşunuyla can veren 6 yaşındaki enes atayı görmediği bir ülkede sırf elinde taş izi var diye kürt çocuklarının tutuklanıp ceza evlerine atılası beni çokta şaşırtmadı.ve ben bu durumu büyüklere gücü yetmeyen zavallıların hıcını çocuklardan almasına bağlıyorum.şunu herkes bilsinki namuslular da namussuzlar kadar cesaretli olduğu gün kazanacağız.haydi tüm namuslu onurlu insanlar sizi cesarete davet ediyorum.

    cemal yıldırmaz on Şub 28, 2009

  11. merhaba arkadaslar ben cemal arkadasın yazdıklarına katılıyorum kendı benlıgını kaybetmemek için onurlu ve namuslu bır yasam için meydanlarda mitinglerde boy göstermek marifet degıl onemlı olan sandık basında vicdanını dinlemek ve yasanılan o kadar acının ve verılen canların hesanının sorulmasıdır…..

    özlem on Mar 1, 2009

  12. Cocukları coplanan, kurşunlanan, hapislere atılan bir toplum asla devletle barışık kalamaz. Bu böyle sürdükçe asıl bölünmeyi devlet yapacaktır ve yaaptı da. Kürtler arasında bir kamuoyu aaraştırması yapın, siyasi olarak birlikte yaşamaktan, hissii olarak ayrı yaşamaktan bahsederler. Asıl sorun da Türkiye halkının durumu. Bir toplumun çağdaşlığının en temel göstergesi çocuklara verdiği değerdir. Türk basını ve toplumu sessiz kaldıkça bu çocuklar kinle büyüyecektir. Okulundan olan, ailesinden kopan bir çocuk nerede patlayacağı belli olmayan bir bomba gibidir….

    ali özserik on Mar 4, 2009

  13. ben cemal binici bende 12.ci koğuşta kalıyordum 1 haftadır cıktım ama ne yazık ki yıne cezaeviye gırecegım sartlı tahlıye verdiler hala 3,5 ay da acık cezaevınde yatacagım…. ha bu arada başımdan gecen olayıda anlatmak ıstıyorum polis memurları beni gözaltına alırken bana hem sozlu hakaretler hemde o kadar dovdulerki bir gun hastane de kaldım serum taktılar kustum ıgne vurdular ancak zor kendıme geldım ve bundan ıkı gun sonra da savcılıga cıktım ve o an psikoloji baskısı altında ifademizi alıyorlardı neye ugradıgımı bilemıyordum bunu hiç unutmam avcının ilk sorusu pkk ile baglantı varmı dıye sordu ya allah askına ben 17 yasındayım bu yasta nasılda olur pkk ile baglantım olur ve oldugum yere coktum ayakta zar zor ifade verıyorduk ve kalmadı bizlere 23 yıl ceza ıstıyorlar yasımızdan buyuk cezayı hak edecek ne yaptıkki? kusura bakmayın kafam cok karıstı bunları yazarken bile ellerım tıtrıyor…..? bizleri unutmadıgınız için tekrar spas..12 kogustaki arkadaslarım hepsının tek tek gozlelerınden operım….;?

    cemal binici on Mar 5, 2009

  14. çocuk olmak GÜZELDİR.. çocuk olmak saflığın, barışın, daha güzel yarınların simgesidir… peki böyle bir adaletsizlik çocuklara reva mıdır. çocuğun ırkı rengi dili yoktur. dünyanın bütün çocukları birdir. ama bizim ülkemizde çocuklar dillerinden ırklarından ötürü böyle bir ayrıma ve adaletsizliğe maruz kalıyorsa bu durumda bu ülkenin insanları olarak hepimiz bu gidişe DUR demeliyiz. dünyanın hangi ülkesinde 500 e yakın çocuk taş atmadan ötürü yargılanmaktadır sorarım. bu ülkede çok şeyler yaşandı çok adaletsilikler yaşandı.. ama mevzu çocuklar olunca geçmişe bakınca bu yaşandı demeyelim lütfen bunu istememiz çokmu. çocuk çocukdur! çocuk adaletsizliğğin deneme tahtası değildir. daha güzel, umut vadeden yarınlar için bu ülkenin bütün çocukları için adalet istiyoruz. çocuklar için hapishaneler ve mahkeme binaları yerine okul inşa etmeliyiz. OKUL…

    ahmet baran on Mar 6, 2009

  15. ben 19YASİNDA BİR GENCİM BEN DİŞARIDA ÖZGURCE VE İSTEDİĞİM ŞEKİLDE DEZEBİLİYORUM AMA YA ONLAR TEK SUÇLARİ ÇOCUK OLMAK ÇOCUKSANIZ VE DBAKIR GİBİ Bİ YER DE YAŞİYORSANIZ HAPSE DEĞİL DARA AĞACINA BİLE GÖTÜRÜRSÜNSZ ADAM ÖLDÜRSEN 18 YIL CEZA ALMAZSİN BİR POLİSE ATILAN TAŞİN CEZASİ BU OLMAMALI SONUCTA POLİS OLMEDİ VE YARALANMADI AMA SİZ 4 TANE FİDAN GİBİ COÇUĞU EĞİTİMİNDEN ALIKOYUYORSUNUZ BU NE BİÇİM İNSANLIK BU NEBİÇİM ADALET ÖYLEYSE POLİSLERDE ÇOCUKLARI COPLARLA DOVDU YA ONLARA NE CEZA VERDİNİZ HİÇ BİŞEY ÖYLE BİŞEY YAPIYORSANIZ İNSANLİĞİNİZDAN UTANIN UTANIN BEN MAZLUM ERENCİNİN AMCASININ OGLUYUM MAZLUMU COK ÖZLUYORUZ

    mehmet erenci on Mar 7, 2009

  16. ben cemal 10 mart salı günü 12. koğuşunda kalan arkadaslarımız için tbmm ye mektup eylemi var herkezin katılmasını istıyorum… ha bu arada sizlere e mail limi vereyım=)(devrimci_militan_1991@hotmail.com) bu mailden bana ulasabılırsınız bende 4 aya askın 12. kogusta arkadaslarımın yanında kaldım ve sonradan şartlı salıverıldım ve hala da 3,5 ayda acık cezaevınde yatacagım herhangi 12. kogusta merak etıgınız yada durumlarını olsun psikıloji sorunları olsun yanı kısacası arkadaslarım hakında her bılıgyı verırım durumlarını soracak olursanız şimdiden normaldır…. cezaevınde koşulu sormak ıstesenız eger 18 yasından kucuk oldugumuz için ıster ıstemez bazı konularda kısıtlanıyoruz……??? sizleri cok cok cok ozledım canım yoldaslarım

    cemal binici on Mar 9, 2009

  17. ARKDAŞLAR BİZ ÖNC HALKIMIZI DAHA SONRA KENDİMİZİ DÜŞÜNMELİYİZ YA BU YOLDA SAMİMİ OLUN YADA BU YOLA GİRMEYİN BİZ HERŞEYİMİZİ KAYBETTİK BU SAATEN KAYBEDECEĞİMİZ HİÇ BİRŞEYİMİZ YOKKK

    davut on Mar 9, 2009

  18. uğu kaymazı unutmayalım faceboookta kız peşinde sanaldda çikar peşinde koşan genclerimiz yozlaşmış gencleri duyarlı bir hale getirmek için facebookta çoççuklaraadalet gruba katılın örgütlenmiş genclik yıkılmaz

    davut on Mar 9, 2009

  19. bende işkence gördüm hiç yokken yere yatırdılar vurdular rabor aldım sonuç

    memet nuri on Mar 10, 2009

  20. adı üstünde işte çocuk tam olarak neyin doğru neyin yanlış olduğunu anlayacak kapasite değil bazıları olaylara çocukları ön planda gösteriyor bu çocuklar ve aileleri açlıkla savaşan insanlardan oluşan aile yapıları var kimileri 3-5 kuruş paraya kimileri tehditle bu olaylara sürüklenmiş burada asıul cezalandırılması gereken birileri varsa bunlar o çocuklar olamaz onalrı bu hale sokan bizleri yönetenlerdir ülkeyi soyanlar bizleri her defasında 20 yıl sonrasına götürenler ellerini kolarını sallayarak dışarıda gezerken bu çocuklar 20 yılla yargılanıyor böylke bi adalet olur mu lafa gelince kanunlar herkes için eşittir adlet herkes için eşit uygulanır uygulamada ise zenginsen pğaran varsa haksızda olsan haklısın eğer bu ülkenin adaleti buysa o zaman herkes adaleyti kendi sağlamaya kalkar o zamanda ne düzen olur ne de ülkeye bağlılık bu ülkeden insanların nefret etmemesini istiyorsanız adaleti gerektiği gibi adama göre adalet değil adalet için adalet kararları verin M.Kemal Atatürkün kurduğu bu ülkede kanunlar böyle uygulanamaz başınızı yastaığa koyduğunuz zaman halen rahat uyuyorsanız o insanlara 20 yılı verin ama unutmayın birde vicdan var orada kendi yargılanamanızı unutmayın biraz vicdanı olan anlar

    oktay kars on Mar 15, 2009

  21. dusunun avrupa ulkesinin her hangi bir yerinde polisin bir cocugun kolunu bukerek kirmasi nasil bir tepkilere yol acardi hukumeti bile zor durumda birkacak hatta yoneticileri amirleri istifalara ve sorusturmalarla tabii tutacak kadar yanki bulurdu ama ulkemiz kurdistanda yasnan bu kol kirma olayi babi ali basini tarafindan bile gormezlikten geliniyor iste insan haklari anlayisi iste basinin ustune dusen gorevini yerine getirememsi burada durup dusunmek gerekiyor.kimden korkuyorsunuz kime hizmet ediyorsunuz susmakla.

    bavezana on Mar 16, 2009

  22. Dünyayı Verelim Çocuklara

    Dünyayı verelim çocuklara hiç değilse bir günlüğüne
    allı pullu bir balon gibi verelim oynasınlar
    oynasınlar türküler söyliyerek yıldızların arasında
    dünyayı çocuklara verelim
    kocaman bir elma gibi verelim sıcacık bir ekmek somunu gibi
    hiç değilse bir günlüğüne doysunlar
    bir günlük de olsa öğrensin dünya arkadaşlığı
    çocuklar dünyayı alacak elimizden
    ölümsüz ağaçlar dikecekler

    benimde ikitane cocugum war…..turkiye baktigimda o cocuklara bqaktigimda icim yanarcogu zaman agladigimdqa olmustur elimizden ne gelse yapmaya haziris

    merdbotan on Mar 28, 2009

  23. ‘Çocuklar AKP Hükümeti’nin uygulamaları nedeniyle tutuklanıyor’

    AKP’nin yaptığı bu yasal düzenlemeler nedeniyle 15-18 yaş grubundaki çocukların, Çocuk Mahkemeleri yerine, Özel Yetkili Ağır Ceza Mahkemeleri’nde yargılandığını söyleyen Kışanak, mektubunda şunları dile getirdi: ‘Bu hukuksuz, bu adaletsiz, bu vicdansız yaklaşımın arkasında Başbakan Sayın Tayyip Erdoğan’ın ‘Kadında olsa çocukta olsa gereği yapılacaktır’ talimatının bulunduğunu biliyoruz. Hrant Dink cinayetinin katil zanlısına McDonalds’a bomba attığı için 3 yıl hapis cezası veren mahkemeler, taş attığı iddia edilen çocukları onlarca yıla varan hapis cezasıyla yargılıyor. İşte AKP’nin adaleti bu. Bu ülkede çocuklar bir yandan şekerle topla, bir yandan da copla terbiye ediliyor.’

    Bölgede 835 çocuk ‘terörist’ diye yargılanıyor

    benimde kardeşim mardin cezaevinde yaşı daha 16 artık dur demenin zamanı gelmiştir

    Serdar ilhan on Nis 6, 2009

  24. arkadaşlar bu adalet sistemini her tararfı yanlış yani eğer birileri gerçekten kendi çıkarlarını bir kenara bırakıp gerçekten masaya oturmaları lazım Yanlız masaya oturdukları kişileride doğru seçmeleri gerekir bende bu adalet sisteminin son kurbanlarındanım ama benim yaşadıklarım başkalarınınkinin yanında hiç kalır arkadaşlar ben dün tahliye oldum ama aklım halen koğuş arkadaşlarımdan bugün bizlerin cıkması için her türlü destekte bulunan herkese teşşekürüm ederim ama onlardan son bir isteğim halen tutuklu bulunan yüzlerce cocuk var yani hepsini cıkarana kadar mücadeleye devam yaşasın özgürlük mücadelesi veren her yiğit yürek

    hebun hakan akkaya on Nis 23, 2009

  25. slm ben ali niçan 22 nisan günü tahliye oldum 6yıl 11 ay 23nisan hediyesini tc de tahliye oldum diye pek sevinmedim isterimki tüm mazlum halkımız d.bakır e tipi cezaevine 12.kağuşa mektup yollasın onlara gelecek tüm mektup dünyalara betel hadi tüm halkımız mektup yollasın roj baş

    ali niçan on May 25, 2009

  26. çocuklara adalet istiyoruz…….

    selman tüt on Haz 8, 2009

  27. http://www.facebook.com/group.php?gid=121335900025

    bu link facebook’ta çocuklara adalet arıyoruz grubun linkidir şu anda 2119 üye var, sizlerinde katılmasını istiyorum ayrıca üzerime düşen bir görev olursa seve seve yerine getiririm, bana ulaşmak için facebook’taki (xwandewan_dilok) hesabımı kullanın lütfen…

    çalışmalarda başarılar dilerim…
    saygılarımla…

    xwandewan_dilok on Tem 10, 2009

  28. yasin_ali_21@hotmail.com burada bana ulaşabilrsiniz arkadaşlar

    ali niçan on Tem 14, 2009

  29. slm ben berat türkiyede adalet var diyorlar ama nedense ben bu adaleti buyaşıma kadar görmdim ÇÜNKÜ=baştakiler başbakan ve onun gibi büyük mevkiyeye sahip olanlar koltuğunu korumakla meşkul baştakiler bunları yapıyosa insanlarımızdan ne beklensin aynı imam osurursa cemahat ne yapsın gibi onlarca insan öldü kimse sormaz mı bu insanlarkim diye aslında ölende biz ölendebiz………………………………..leylamecnun93@hotmail.com ‘dan bana ulaşabilirsiniz

    berat niçan on Tem 15, 2009

  30. slm ben ahmet. onlar daha çocuk ama öldürüyorlar ve hapse atılıyorlar müebbetle. İnsan müebbetle yargılanan bu çocukları gördükçe Uğur Kaymaz daha şanslı diye düşünüyor. En azından o öldü ve yıllarca hapislerde çürümeyecek. Belli ki birileri ağaç yaşken eğilir hesabı Kürt büyükleri bırakıp çocuklara yöneldi. Şunu sormadan edemeyeceğim. Bu çocuklar neye göre tutuluyor içeride. Elindeki taş izine bakarak mı? Taş izi hangi bilimsel bulgulara göre belirleniyor acaba. hangi testler ve tetkikler yapılıyor. Çocuğun taş aldığı, attığı ve elinde izi kaldığı hangi teknoloji, hangi sistem ve hangi araçla belirleniyor. O çocuğun taşı oynamak için eline almadığını kim biliyor. o taşı emniyete veya mahkemeye götürürken birilerinin çocuğun eline sıkıştırmadığı nereden belli. çocuk o taşı gerçekten polise atmış mı bu nereden belli. Hadi hepsini geçtim bu çocuklar nasıl büyüklerin kanunlarına göre yargılanıyor. Bildiğim kadarıyla Türkiye’de çocuk mahkemesi, çocuk polisi ve çocuk hakları var. Yoksa Kürt çocuklar çocuk değil mi? Kürtler hep 18 yaşında mı doğuyorlar. Nasıl bir mantıktır bu? Peki Ankara’nın göbeğine bombalar gömenlerin elindeki bomba izine neden bakılmıyor. Yoksa taş bombalardan daha mı zarar verici? Ülkede darbe yapanların elindeki darbe izine neden bakılmıyor, darbe taştan daha mı az zararlı. Yıllardır işkence yapanların elindeki işkence izine niye kimse bakmıyor? Uğur Kaymaz’ı öldürenlerin elindeki cinayet izine niye kimse bakmıyor. Binlerce faili meçhul cinayet işleyenlerin elindeki fail izine niye kimse bakmıyor. Madem hukuk sistemimizin yeni buluşu eldeki ize bakmak bunlara da baksınlar. Yoksa eldeki izler de bakılacaklar ve bakılmayacaklar diye ikiye mi ayrıldı. O çocukları kurtarın, çocukların elindeki taş izine bakarak örgüt üyeliği mi belirlenirmiş. bir taş attı diye bir çocuk terörist mi olurmuş. Çocuklara kıymayın efendiler. Geleceğinize kara bir iz bırakıyorsunuz. saygılarımla

    ahmet beşer on Tem 17, 2009

  31. kine dair sözler hala varsa bilinki cocukların yaşaması zor ve bizim yapmamız gereken cocukları koruyalım.biji gele zaruqan

    dijraber on Ağu 26, 2009

  32. Emperyalizm doğası gereği saldırgandır, sömürgecidir, istilacıdır, kısaca çıkarı için her yolu mübah sayar. Dünyaya bir bakalım,nerede zulum varsa,nerede savaş varsa, nrede istila varsa ve nerede yıkım varsa müsebbibi emperyalizmdir.Acı olan halkların örgütlenememesidir,direniş gösterememesidir. Biz boyun eğdikçe onların sömürü ve zulmü devam edecektir. Aydınlık günlere dileğiyle.

    mehmet cubuk on Eyl 6, 2009

  33. Adalet denen ama bu coğrafyada hiç rastlamadığımız o kavram ete kemiğe bürünecek mi. Hiçbir zaman gülümsemeyi unutmayan bu halkın tebessümünde sinsi bir çizgi olan bin yıllık acılar silinecek mi? Öfkeyi, kini kitaplardan değil üzerine inen cop darbelerinden tanıyan çocuklarımızdan kimseler af dileyecek mi? Elleri nasırlı, yüreği nasırlı halkım bir değil bin defa hak ettiği barışa kavuşacak mı?

    Nuré on Eki 13, 2009

  34. slm arkadaşlar ben burhan cizreden bende yaklaşık 1yıl 2 ay d.bakır zindannında yatım bu koşuları bende yaşadım ama ben 17 mart 2009 da tahliye oldum ama çıktığımda pek sevinmedim çünkü halla orda yatan bazı arkadaşlarımız var ve çok üzülüyoruz bu yüzden çünkü orda yaşayan tüm arkadaşların bazı çoğu piskoloji bozulmuş olabilir ayrıca 12.koğuşata arkadaşlarımı çok özledim onlara allahtan sabır diliyorum inşallah onlarda bir an tahliye olup aillelerine kavuşsun polat_7372@hotmail.com

    burhan on Kas 8, 2009

  35. Bir çocuğun özgürlüğünden dahi korkan, onu kendisine tehdit olarak algılayan devlet akıldan ve ahlaktan yoksun bir zorbadan başka bir şey değildir. Böyle bir devlet gayrimeşrudur. Bu devletin yasaları ve kurumları zorbaların, tefecilerin sömürüsünü gizlemekten öte hiç bir anlam ve işleve sahip değildir. Çocukların attıkları taşlar bu maskelerin ardındaki ucubelerin karanlık yüzlerini günışığına çıkarmıştır. milyonlarca devrimcinin, aydının yapamadığını en masum olanımız, çocuklarımız yapmıştır. HEPİMİZ ÇOCUĞUZ.

    ŞEYHMÜSLÜM TUĞ on Şub 12, 2010

  36. kendi küçük ama yüreği kocaman olan bu çocukları bedenen mahkum ederseniz…
    o kocaman yüreklerin çıpıntısında birgün boğulursunuz…

    abdurrahman taşın on Şub 17, 2010

  37. Çocuklarımız;
    Güneşin Doguşu
    Yarının Başlaması
    Yeni Bir gün,
    Tomurcuklanan Bir gül gibidir
    Onlara Bir daha çocukluklarını geri veremezsiniz
    Bırakın Çocukluklarını Yaşasınlar
    Yoksa Onlar sizi affetse Bile Tarih Sizi Affetmeyecektir.

    Hüseyin ŞAHİN on Şub 19, 2010

  38. çocuklarımız gecemizi aydınlatan hayatımızı adadığımız geleceğimiz evimizin huzuru neşe kaynağımız kendi canımızdan daha çok değer verdiğimiz geleceğimizle oynamayın onlar bizim geleceğimiz onlarsız dünyayı başınıza yıkarız

    abdullah on Şub 20, 2010

  39. güneş doğudan doğuyorsa doğu neden karanlıktır çocuklarımız güneşimiz bırakın her zaman ışık saçsınlar güneşimizi karartmayın

    yeşil derikli on Şub 20, 2010

  40. Ülkemde doğan her çoçuk ,ülkemin doğal kaynağıdır,insan gücüdür,üretim gücüdür.Ailenin,Devletlerin de görevi bu güce sahip olmak eğitmek ve yetiştirmektir.Hatalarda yapılabilir,kim hayatı boyunca ufak tefek hataları,yanlışları olmamış olabilir ki..!İnsanlarımızı,eksiğiyle fazlasıyla ,doğrusuyla yanlışıyla kabul edip ailesine,milletine ,vatanına sahip çıkan bireyler olarak yetiştirmek ,eğitmek gerekiyor.Yapılmamışsaki bizlerinde hatası,eksiği vardır…elbirliğiyle olanı paylaşmaya ve daha güzel günleri kurmaya çalışma adına geyret göstermeliyiz…Ama önceliklede üniter devletimizede sahip çıkan dürüst vatandaşlar olabilmek içinde görevlerimizi yapmalıyız.Evet üzülüyoruz..,kalkan gibi kullanılan çoçukların gelecekleri karartılmasın.Çoçuklarda kalkan gibi kullanılmasın…o ufacık yüreğiyle içinde yaşadığı ortamların acılarını sevinçlerini elbette bir büyük kadarda hissedeceğide muhakkak…Ama kırmadan,dökmedende sorunların aşılabileceğine inancım var…

    Hasan Ceylan on Mar 2, 2010

Bu Yazı Hakkındaki Yorumunuz..